Yılmaz Özdil O Yılları Anımsattı! 2011’e Bak, 2020’yi Oku

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, 2011 yılında yaşanılanların 2020nin nasıl geçeceğine dair tahmin yürütebileceğimizi yazdı.

Yılmaz Özdil, bugünkü “Şablon” başlıklı yazısında, 2011 yılı ile 2020 yılı arasındaki benzerlikleri yazdı.

AKP iktidarının gazeteciler üzerindeki baskısı, siyasi partilere gözaltılarının tekerrür ettiğini özetle anlatan Özdil,  “2011e bak. 2020yi oku. Şablon, aynı şablon.” ifadelerini kullandı. 

İşte Özdilin yazısı:

2011 yılıydı.

Müyesser tutuklandı.

Peki 2011 yılında başka neler oldu?

– Hizbullahçıları sokağa saldılar.

– İnsanlık Anıtını yıktılar.

– Arap Baharı patladı… Tunusu 23 yıldır demir yumrukla yöneten hırsız diktatör Zeynel Abidin bin Ali, Suudi Arabistana kaçtı.

– Mısır patladı… Bizim hükümet, şeriatçı ihvancıların tarafını tuttu, Mübareki sırtından hançerledi. Halbuki o Mübarek, hep Türkiyenin yanındaydı, Aponun Suriyeden çıkarılmasında arabuluculuk yapmıştı, Türkiye Cumhuriyeti Üstün Hizmet Madalyası almıştı.

– Mısırda ordu yönetime el koydu, aynı gün, Türkiyede orduya el kondu… 163 subay Balyozdan tutuklandı. Hakimler zart diye değiştirilmiş, subaylar zurt diye tutuklanmıştı.

– Askerler hapse tıkıldı, polisler askerlikten kurtuldu. Asrın liderimiz “yırttınız” dedi, emniyet genel müdürü teşekküre geldi, Osmanlı tuğralı 1903 yapımı tabanca ve polis rozeti hediye etti.

– Aynı gün… Ergenekondan tutuklanan teğmen Mehmet Ali Çelebinin cep telefonuna polisler tarafından dinci terör örgütü üyesine ait numaraların yüklendiği ortaya çıktı. Hangi polislerin yaptığı bile belliydi. “Sehven” denildi. Sehven denildi ama, bu korkunç iftira “delil” kabul edildi. Teğmeni 32 ay “sehven” yatırdılar!

– Soner Yalçın tutuklandı.

– Barış Terkoğlu tutuklandı.

– Barış Pehlivan tutuklandı.

– Libya patladı… Sayın hükümetimiz, Kaddafiyi de sırtından hançerledi, “haçlı seferi”nde görev üstlendi, savaş gemileri gönderdi, savaş uçakları gönderdi, Kaddafinin linç edilerek öldürülmesinde ve Libyanın bugünkü feci duruma gelmesinde bizzat aktif rol oynadı.

– Nedim Şener tutuklandı.

– Doğan Yurdakul tutuklandı.

– Profesör Yalçın Küçük tutuklandı.

– Ahmet Şık “İmamın Ordusu” isimli kitabını çıkarmak üzereydi, henüz basılmamış olan kitap suç kabul edildi! Ahmet Şık tutuklandı.

– Namuslu gazeteciler içeri tıkılırken, 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismardan 13 yıl hapis yiyen dinci gazeteci serbest bırakıldı.

– Madalyalı MİTçi Kaşif Kozinoğlu hakkında “kaçma şüphesi var” dediler, o sırada Afganistandaydı, isteseydi buhar olurdu, koşa koşa geldi, tutuklandı, duruşmaya çıkmadan susturdular, şehit oldu.

– Profesör Zekeriya Beyazın evi basıldı, polis saatlerce arama yaptı, misyonerlikle alakalı kitaplar bulunduğu açıklandı. İlahiyat profesörünün evinde din kitabı değil de, Red Kit mi bulunacaktı birader? Mesaj belliydi… Ergenekon davasında sahte hahamları konuşturanlar, çağdaş ilahiyatçıları susturmaya çalışıyordu.

– İbrahim Tatlıses vuruldu, polis dört tane özel ekip oluşturdu, Iraktan Suriyeye kadar arama yaptı, helikopterler, hatta dalgıçlar bile kullanıldı, MİT devreye girdi, başbakan, bakanlar ziyaret etti.

– Bedri Baykam bıçaklandı, polis arama filan yapmadı, saldırganın arkadaşı telefonla ihbar etti, gene kimse aramadı, saldırgan kendi kendine teslim oldu, hükümetimizden kimse ziyaret etmedi. Artık böyleydi… Muhalifsen, sanatçı da değildin, insan da değildin!

– Milyarlık vergi cezalarıyla bunaltılan Aydın Doğan, Milliyet ve Vatan gazetelerini Demirörene sattı, yakında Hürriyeti de verecekti.

– Çılgın proje açıklandı, Karadenizle Marmarayı birbirine bağlayan kanal kazılacak, Boğazdan geçen gemiler bu kanalı kullanacaktı.

– Mhp kasetleri internete sürüldü… Deniz Baykal kasetle imha edilmiş, sıra Mhpye gelmişti, baraj altında kalması için “belaltı” vuruluyor, yatak odalarından gizli kamera görüntüleri servis ediliyordu.

– Devlet Bahçeli “püskevit” dedi. Akp medyası püskevitle alay etmeye kalktı. Devlet Bahçeli “bisküvi demesini de biliriz, Allah şehide kelle dedirtmesin” dedi, Akp medyası bir daha püskevitten bahsetmedi!

– Kemal Kılıçdaroğlu her çıktığı mitingte Kayseriyi kurcalıyordu, Kayseri Büyükşehir Belediyesinde yolsuzluk yapıldığını anlatıyordu. Kayseri öyle mi… Şak diye İzmir Büyükşehir Belediyesi basıldı, İzmirin neredeyse bütün yöneticileri yolsuzluk iddiasıyla tutuklandı.

– Çok hoş tesadüftü… Binali Yıldırım, İzmirden milletvekili adayı yapılmıştı, “İzmir projelerimizi 2 Mayısta açıklayacağız” demişti, İzmir Belediyesi tam 2 Mayısta basıldı!

– Harp Akademileri Komutanı Bilgin Balanlı tutuklandı. Tutuklanan ilk muvazzaf orgeneraldi. Emekli albaylarla ufak ufak başlayan süreç, muvazzaf orgenerale kadar gelmişti.

– Hava Harp Okulu Komutanı tutuklandı.

– Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanı istifa etti.

– Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Danıştay Başkanı Mustafa Birden, yaş haddinden emekli oldu. Nazım Kaynak, Yargıtay Başkanı seçildi, Hüseyin Karakullukçu, Danıştay Başkanı seçildi, ikisi de Bülent Arınçın arkadaşıydı, Bülent Arınç “kurban olduğum Allahım, verdikçe veriyor” dedi. Bağımsız yargı (!) artık buydu.

– Silivride tutuklu bulunan Profesör Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay CHPden, Engin Alan MHPden milletvekili seçildi. 2007 seçiminde, hapisteyken milletvekili seçilen Sabahat Tuncel serbest bırakılmıştı, bu defa öyle olmadı, tutuklu milletvekilleri bırakılmadı.

– Kamuoyu araştırmacısı Adil Gür, seçimden önce sustu, seçimden sonra açıkladı: Pkklı teröristlerin törenle karşılandığı Habur rezaleti yüzünden Akp yüzde 32ye inmişti, CHP 28e, MHP 18e fırlamıştı, Akpnin iktidarda oturma ihtimali kalmamıştı, Chp ve Mhp kaset operasyonlarıyla infaz edilince, Akp iktidarını kurtarmıştı!

– Hatip Diclenin milletvekilliği düşürüldü.

– Şike bombası patladı, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım tutuklandı. Gündem değişiverdi… Şike operasyonunu yürüten savcılar, Ergenekon ve Balyoz savcılarıydı.

– Cüppeli Ahmet tutuklandı.

– Kuzey Iraktan katırlarla giriş yapan kaçakçılar, Şırnak Uludere yakınlarında F16larla bombalandı, aralarında çocukların da bulunduğu 34 kişi hayatını kaybetti.

– Asrın liderimiz İsraile atıp tutarken, sayın ahalimiz İsraile küfür ederken, Malatya Kürecike İsrail koruyacak NATO radarının döşendiği ortaya çıktı.

– Kıbrıs Rum Kesimi, İsraille anlaşma imzaladı, Akdenizde petrol ve doğalgaz sondajına başladılar. Sayın hükümetimiz gıkını çıkarmadı.

– MİTileaks patladı… Asrın liderimizin “görüştüğümüzü iddia edenler şerefsizdir” dediği günlerde, meğer, MİTin Pkkyla Osloda resmen masaya oturduğu anlaşıldı, ses kayıtları internete düştü.

– Suriye patladı… ABD başkanı Obama, asrın liderimize telefon etti, o telefondan hemen sonra, asrın liderimiz çıktı, “Suriye bizim iç meselemiz, gereğini yapacağız” dedi, o güne kadar “kardeşim” denilen Beşar Esad, o telefondan hemen sonra “katil Eset” oldu.

– Yüksek Askeri Şuraya bir hafta kala, Ege Ordu Komutanı, Genelkurmay İstihbarat Başkanı ve Genelkurmay Adli Müşaviri hakkında yakalama kararı çıktı.

– Emekli Orgeneral Hasan Iğsız hakkında yakalama kararı çıktı.

– Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandı. Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner istifa etti.

– Kara Kuvvetleri Komutanı Erdal Ceylanoğlu istifa etti.

– Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Aksay istifa etti.

– Deniz Kuvvetleri Komutanı Eşref Uğur Yiğit istifa etti.

– Peki ya, Jandarma Genel Komutanı Necdet Özel istifa etti mi? Hayır… Hiç istifini bozmadı, koltuğunda oturmaya devam etti. Apar topar Kara Kuvvetleri Komutanı yapıldı. Üç gün sonra Genelkurmay Başkanı yapıldı!

– Hava Kuvvetlerinde tutuklanmayan orgeneral kalmamıştı, lojistikten bir korgenerali mecburen “or” yapıp, kuvvet komutanlığına oturttular.

– Komuta kademesi adan zye imha edildi, fetocuların önünü açmak üzere dizayn edildi.

– Emekli orgeneral Hurşit Tolon tutuklandı.

– TSK imha edilirken, Deniz Fenerinden tutuklu olan herkes serbest bırakıldı. Deniz Fenercileri tutuklayan savcılar görevden alındı, pek yakında sanıkları tanık, savcıları sanık yapacaklardı.

– İznikte “müze” olarak kullanılan Ayasofya, kurban bayramı namazıyla birlikte yeniden “cami” olarak kullanılmaya başlandı.

– Genelkurmay Başkanlığından istifa eden Işık Koşanerin ses kaydı internete düştü, “emir komuta birliğini sağlayamıyoruz, tim komutanlarımız çatışma anında silahını mevziye bırakıp kaçıyor, sınır karakollarımız hatalı yapılmış, halimiz kepazelik” diyordu.

– Ertesi gün “varan iki” anonsuyla, gene ses kaydı yayınlandı. Bu defa “içimizden hainler çıktı, maalesef helal süt emmemiş arkadaşlarımız çıktı, neyimiz var neyimiz yok çaldırmışız, ne konuşuyorsak adamların elinde var, namerdin eline malzeme verdik” diyordu.

– TSK darmadağın olmuşken, 30 Ağustosta bir ilk yaşandı. Akpnin cumhurbaşkanı tarihte ilk kez Genelkurmay Karargahındaki Zafer Bayramı törenlerinde “başkomutan” sıfatıyla ev sahibi oldu. Bu teklif, Akpnin genelkurmay başkanı Necdet Özelden gelmişti.

Yıl 2020…

– Barış Terkoğlu gene tutuklandı.

– Barış Pehlivan gene tutuklandı.

– Murat Ağırel tutuklandı.

– Kaşif Kozinoğlu ve Oslo pazarlığı yüzünden gündemin ilk maddesi olan Milli İstihbarat Teşkilatı, gene gündemin ilk maddesi oldu.

– Mısırda Libyada Suriyede Kıbrısta o günlerde yediğimiz hurmalar, bugünlerde gene tırmalıyor.

– İzmiri gene Chp üzerinden kaşıyorlar.

– İstanbuldaki “müze” Ayasofyanın gene “cami” olması tartışılıyor.

– Chp milletvekili Enis Berberoğlunun milletvekilliği düşürüldü, hapse atıldı.

– Hdp milletvekilleri Leyla Güven ve Musa Farisoğullarının milletvekilliği düşürüldü, hapse atıldılar.

– İsmail Dükel gözaltına alındı.

– Müyesser Yıldız gene gözaltına alındı.

2011e bak.

2020yi oku.

Şablon, aynı şablon.

Aslında kabak gibi görülüyor… Ortalığın neden gene Yüksek Askeri Şuradan hemen önce tozduman olduğunu merak etmek gerekiyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir